Filed under: Blog, Featured

Sosyal Medya Öldü

Posted by Share

Bu yazıyı yazmak ya da yazmamak arasında çok gidip geldim. Aslında hani böyle “MANŞET” denecek cinsten bir konu yok. Sosyal medya denen moda akımını biraz irdelemek istedim. Kafamda planladığım bir yazı kurgusu yok. Kendi blogum değil, bir dergi için hazırlıyor olsaydım bu yazıyı o zaman daha şık cümleler seçebilirdim, hatta konu bütünlüğü bile olurdu. Ama bu kadar özgür olur muydum? -Gerçi kendi blogumda da değilim ya, neyse…-

Giriş paragrafını yazmaya başlamadan önce Facebook fan pageimden ve Twitter üzerinden bir soru sordum takipçilerime;

SOSYAL MEDYA NEDİR?

Cevapları paylaşmak istiyoryum sizinle, hiç üzerlerinde oynamadan…Yazım hatalarına dahi dokunmayıp, isimleri de paylaşmayacağım elbette…(Fotografa kadar yazılanlar sizlerden gelenler…)

facebook,twitter,filckr vs vs……..

Kontrolsüz güç .

katılımcı etkileşim.kadınların altın günündeki dedikodu da buna dahil.

sosyal medya cok buyuk yalandir.. İnsanlarin bilgi toplumunda hedef ve amactir facebook degildir

internette bir kanal benc tv kanali gibi. İstersen sen ulasiyorsun kendi kendine senin hayatina girmiyor.

durmadan zapping yapilan tv kumandasidir bence.sonucta tvde bi medya araci ve biz kanal degistirirken cok sosyal oluoruz.

daha fazla insan tanımanın en güzel yolu

aslı itibariyle ismindende belli olduğu gibi tarafsızca objektif bir şekilde haber paylaşımı…ama günümüzde ise yanlı ve yansız olmak üzere birileri tarafından ikiye bölünmüş menfaat ve çıkar amaçlı paylaşım sitesi olarak hayatına devam eden basın kuruluşu bence..

koskocaman bir yalan aslında olmasını hayal edilen şeyden başka birşey değil mesela hayatında bir kez gösteriye katılmamış birinin facebook paylaşımlarından onun azılı bir anarşist olduğunu düşünmek mümkün aslında ne olduğumuz değilde ne göstrmek istediğimizdir daha çok sosyal medya

paylaşımların yapılıp, üstüne konuşulduğu bir alan..

Bir iletişim/medya kanalı olan” internet”te insanların sosyal hayatlarını katmalarını sağlayan sosyal ağ diye nitelendirilen sitelerin yaratılması ile ilk halini alan ve son derece hızlı şekilde gelişip bugün iletişim mecrası olan ‘internet’in adının önüne geçen ama aslında internet olan yeni iletişim mecrası… All in internet =))

Sosyal medya bir verinin, elektronik bir sosyal ortamda evrilmesidir. Verilen tepkilerin toplamıdır.

İcinde bulundugumuz cagin insanlarinin hizli,kolay, acik gunluk tutma sekli.

örneğin hilal cebecinin bi twitterini paylaşmak istiyorum sizinle ; panpişlerimm suanda tulum peyniri alıyorum. :ddd

çiğdem özkan’ın twitter ve facebookTa durmadan dile getirdiği bir cümledir. sadece kendisi kullandığından şüphe etmeye başladım. siber alemdeki sosyal medyaysa, gazete ve dergiler a-sosyal medya türümüydü?

Ulaşımının kolay, kaynağının herhangi bir internet kullanıcısı olduğu, yayınlara anlık dönüt sağlanabilen haber kaynağı.

“Bir iletişim kanalları bütünü”

bu tarz soruların soruldugu ve cevaplandigi bir ag,ticari,siyasi amaclarla kullanilan bir alan cogunlugununda isi gucu olmayan egitim zaiyati insanlarin olusturdugu bir acayip varlık

İnsanlar bireysel olarak veya küçük gruplar halinde ya telefonla ya halka açık bir yerde ya ofisde ya cafede ya bir etkinlikte buluşur fikir ve deneyimlerini birbirleri ile paylaşırlardı. Profosyonel dünyada da genellikle önemli satın alımlar öncessin de çalışanlar meslekdaşlarından tavsiyelerle , en güvendikleri kaynaklardan ağızdan ağıza bilgi ve yorumlar alırlardı. Ancak girmiş olduğumuz yeni çevrimiçi çağ, gelişmiş internet ve iletişim teknolojileri yoluyla ağızdan ağıza bilgi akışını hızlandırmış ve tüketicilerin web üzerinden çevrimiçi bir şekilde sohbet etmelerine olanak sağlamıştır. Bu oluşum, firmaların da ürün ve hizmetlerini, markalarını tanıtmaları ve hedef kitleleri ile iletişim kurmaları için yeni fikirler vermiştir. bu yeni iletişim şeklinin adı 2.0 dır ve sağladığı kitle iletişim kanalları sosyal olduğu için de sosyal medyadır bunun adı. Saygılar. =)

herkes için farklı benim için bilgi paylaşımı başkaları için eğlence yeri, kimileri ünlü olmak için kullanılan bir basamak gibi kullanılıyor kimileri için iş imkanı kimileri için reklam aracı.. bu böyle uzayıp gider.. sözlükte daha derli toplu bir şekilde anlatılmıştır mutlaka..

Sosyal statünün nerede olduğunu baskalarina kanitlama cabasi icinde olmak aslında birkaç ture ayrılırlar.1 herkese merak icinde bakanlar 2 herkesle paylaşım icinde olanlar 3 birbakip cikicaktim diyip herkesle herseyin bişeyini paylaşanlar :) zaten Turkiyenin neden facebookta bu kadar iyi bir yere geldiginin kaniti giyim kuşam-yeme içme-arkadas cevren-sevgilinin kim oldugu-kime kızdığın-yine bizTurklere özel yüzüne konuşmak yerine sürekli bir özdeyiş kullanarak birilerine msj iletme kaygısı icinde olmak, oldugundan farklı görünüp arkadaşımın arkadaşı arkadasım olmalı en cok benim arkadasım olmalı çünkü az arkadas az cevre diye düşünürler bunların kaygısı icinde oldugumuzdan biz Türkler bu sosyal medyada kalıcı ve birinci oluruz:))Sosyal medya insanların kendi secimlerinin üzerlerine yakisanlari giymeye calismasidir:)) Oldumu anlasildimi?Buarada ben seni hiç tanımıyorum ama seni izlemek hoşuma gidiyor eğleniyorum

Sosyal medya; sürekli online iletişim aracı, düşüncelerin paylaşıldığı yaşam alanı, ürün alınıp-satılan iş alanı, insanları etkileyen reklam alanıdır. Aynı zamanda Hilal Cebeci’nin memeleri kadar büyük ve Doğuş kadar yapmacıktır.

kadinlarin saat 5 çayı keyfi …erkeklerin orgazm sonrası zorunlu sigara keyfi … firmalarinda, gençligi nasil kandırırız iletisim platformu :)

ben biraz farklı bir yorumda bulunmak istiyorum ve sosyal medya ile ilgili bir video paylaşmak istiyorum; http://vimeo.com/33288959

Eskiden sosyal içicilik vardı şimdi sosyal medyacılık var.. pek kafa yapmıyor sosyal medya kafa buluyor çoğunlukla

Şimdi ben anlamadım…Nedir sosyal medya?

Aslında farklı da sorulabilirdi bu soru;

Türkiye’de sosyal medya nedir?Türklere özgüdür bilirsiniz herşey..

Konu dağıldı…

Sosyal medya hayatımıza girdi. Durumun kişisel tarafını hiç konu etmek istemiyorum. Sayfalarca yazmam gerekir. Ben bu yazıda bu işten para kazananları, bu sektör sayesinde para kazanmak isteyenleri biraz anlatmak istiyorum. Belki kendimi..

İki cephe var…Sosyal medyayı hizmet olarak sunan, sosyal medyayı hizmet olarak satın alan…

Amaç; satış…

Peki nasıl?

Sosyal medya bir hizmeti ya da ürünü nasıl sattırır? İşte burada başlıyor aslında faili meçhul cinayet. Burada zanlı “sosyal medya uzmanları”, azmettiren ” müşteri” kurban ise “sosyal medya” biz sosyal medyayı öldürdük.

Keşke daha şekilli bir giriş yapabilseydim. Daha çarpıcı cümlelerin olduğu vurucu cümleler. Skandal diye başlayan paragraflar. Ama yok yine beceremedim.

Madem beceremedim aynı dağınıklıkla devam eder gördüklerimi özgürce yorumlarım. -kısıtlı özgürlük-

Hikaye yazalım bir tane minik..

Bir firma var. Sosyal medya danışmanlığı alarak ürününü satmak istiyor. 2 ajans var;

Görüşmeler başlıyor.

İlk ajans;

Müşteri: Biz anlamayız sosyal medya. Çok çalışıyoruz. Öyle Facebook falan vaktimiz olmuyor. Uzman bir destek alalım dedik. Sizinle görüşmek istedik. Şimdi nasıl olacak bu iş?

Ajans: Sosyal medya bildiğiniz gibi değil. Çok zor. Bizler bile yıllarımızı verdik bu işe. (Yıllarımızı denir genelde evet. Enteresan değil mi? Nasıl yani kaç yılını diye sorarlar aslına) O yüzden profesyonel destek şart. Şimdi bu ürününüzü pazarlamak için önce size Facebookta bir sayfa açıcaz. Fanları olacak bu sayfanın. Orada ürününüzü tanıtacağız.

Müşteri: Kaç fanım olacak yani?

Ajans: Kaç tane isterseniz..

Müşteri: 100.000 ?

Ajans: Ne 100.000′i 500.000 bile olur.

Müşteri: Ne kadar zamanda?

Ajans: 1 hafta bilemedin 10 gün.

Tamam. anlaştık. Kaç para bu sosyal medya…..

Der ve teklifi alır..

2. ajans gelir…

Firma yine aynı soruyu sorar;

Ajans 2: Sadece Facebook üzerinde neden ısrarla durduğunuzu anlamadık. Çünkü bu işin en basit tarafı aslında. Bir kurgu oluşturmak lazım.bir proje hazırlamak lazım. Ona göre iletişim dilini belirleyip takipçilerimizi sıkmadan paylaşımlar yapmamız lazım.

Müşteri: Kaç takipçim olacak. 100.000?

Ajans: Buna kesin cevap vermek mümkün değil. Bu sizin ürününüzün kalitesine ve doğru kitleye ulaşması ile alakalı. Önemli olan sayfanızdaki kişi sayısı değil , etkileşimdir.

Müşteri: Biz sizi ararız….

…………………………………….

Ya da başka bir hikaye…

Firma yeni çıkan bir kokusunu tanıtmak ister. Kurum içerisinde internetten iyi anlayan bir velet vardır. Akıl danışır;

Velet: Valla şu aralar Doğuş ve Hilal Cebeci gündemde. Yüzbinlerce takipçisi var. Bir twitlerini binlerce kişi okuyor. Parasını verelim. Tanıtsınlar.

Firma: Afferin…

Ürün fenomenlere (!) emanet edilir.

Peki ya itibar?

Ne itibarı?

……………………..

Bir sürü hikaye yazarım size. Hatta utanmasam marka ismi de veririm, ajans ismi de. Ama olmaz. Subjektif görünüyorum nihayetinde.

Daha enteresan birşey var aslında. Yine isim vermiycem. Facebookta bir sayfa..Onbinlerce fanı var. Ancak paylşatığı içeriklere aldığı yorum sayısı 5, like sayısı maksimum 15.  Şimdi ya sayfanın takipçilerinin okuma yazması yok, ya da hiç ilgilerini çekmiyor. E ilgilerini çekmiyorsa o sayfada işi ne?

Internetteki popülerliğiniz fan sayısı ile eşdeğer olduğu sürece yaşadı 18 yaşındaki autolike işi yapan minikler..Koca koca markalar fan istiyor kendilerinden. Abi 50.000 fanı 100 tl ye getiririmlerden tutun, iş 1 milyona kadar gidiyor. Çok hit alan bir porno sitesine eklenen kod, bu kod sayesinde o siteye girenlerin otomatikman like vermiş olduğu çok cool ve bu işi harika iyi bilen, hatta eğitimler düzenleyen koskoca bir marka…Sosyal medya eğitimi verecek bir marka… Vay halimize vay…

Biz biraz yanlış anlamadık mı bu işi?

Sosyal medyanın altın çağı deniyor ya. Yok öyle bir şey. Güvenin bana yok. Bir firmaya fan satmak, celebrtiylere ürün tanıtmak, 2-3 video çekip 100 kez paylaştırmak sosyal medya demek ise benim bu işi bırakmam lazım. Para kazanamam. Bu para kazanamam dediğim hizmetleri firmalar çılgınlar gibi talep etmeye devam ederse Türkiye sosyal medya kavramı ile hiç tanışamayacak. Sosyal medyanın yerinde olsam koşa koşa Türkiye’den kaçardım. Beni anlayın da öyle haber verin gelirim derdim. Zira paçavra ettik kendisini. Ağzı bir yerde burnu bir yerde.

Biz sosyal medyayı doğmadan öldürdük bu ülkede.

Yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım….Bakın bakalım hanginizin arkasında mendil?

imla hatalarına bakmadan yayınlıyorum…Bakarım sonra

 

 

 

 

 

 

 

Related Articles
Leave a Comment »10 Comments
  • Hakan January 23, 2012

    Başarılı

  • Biri January 23, 2012

    Cok haklisiniz. Sosyal medyanin gucunu fan sayisiyla olcmeye devam ettigimiz surece bu anlamsiz cabalar surecek. Kisa surede erisilmesi gereken rakamlar olmamali musteriye ulasmadaki durtu. Hepsi koca bir yalan oluyor sonra. Ama hangimiz yapmiyoruz ku bunu, mecburuz cunku… Ben de sosyal medya “uzmaniyim” ve inanin hic inancim kalmadi artik. Bizim ajanslar olarak markalara boyu degil islevi dememiz lazim. 100k fan toplamak marifet degil onlarla duzgun iletisim kuramadiktan sonra. Bas video seedingi, hop gelsin fanlar. Bu mu sosyal medya?!

  • tamer January 23, 2012

    uzun blog yazılarını okumayı sevmem. Çiğdem Hanım yazdıysa vardır bir hikmeti dedim okudum. İyiki okumuşum. Ben bir lise öğretmeniyim.Yarın bu yazınızı izninize dersimde öğrencilerime okuyacağım

  • SonradanBilme January 23, 2012

    Katılmadığım ve katıldığım üzerine ekleme yapmak istediğim bazı noktalar var. Sondan başa doğu gitmek istiyorum bu konu da.
    “Sosyal Medya doğmadan öldürdük” kelimesi çok büyük bir yanılgı bence. Sosyal medya tarafını Parfüm şirketinde ki uyanık arkadaş “Hilal Cebeciyle tanıtalım parfümü” diyen ve fan sayısını arttıralım 100 binlerce hatta milyonlarca üye katalım bu işin içerisine gibi düşünceler. Sosyal medyayı öldürmek yerine canlandıracak olaylardır.
    Sosyal medya doğru medya ajansları ile çalışıldığı sürece verim verecektir. Sahip olduğumuz markalar için bir kaç ajansı bende araştırdım. Fakat Türkiye de şirketler sosyal alandaki işleri ucuza yaptırılabilir değerler olarak gördüğü için geliştirememişlerdir kendilerini. Sosyal medya tarafın da oluşturulan bir kampanyanın geri dönüşü hesaplanabilir bir değer olmadığı için sürekli bir soru işareti haline gelmiştir. Türkiye değil aslında bütün suçlu Yurtdışın da hala bu sosyal medya gelişim sürecinde dir. Sahip olduğumuz bazı markaların sosyal medyada ki varlıklarını takip ettiğimde dişe dokunur hiçbirşey yapmadıkları gözle görülmektedir. Bu düşünce yavaş yavaş değişmektedir ve Türkiye bu konuda daha hızlı adımlarla ilerlediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Türkiyede IT sektörü gelişmekte fakat bir USA deki kadar gelişmemekte fakat IT sektörü belirli bir alanda gelişirken sosyal medyanın bu denli ön plana çıkması ise Türklerin kişisel becerileridir. Türklerin fırsatcı yapılarıdır parfümü Hilal Cebecinin eline vermeyi düşünen arkadaslar gibi fırsatcı bir yapı izlenmektedir. 

    Sektörde ki oyunculara ait sorumluluklar gün geçtikçe artmakta ve daha profosyonel çalışması gerektiğini bilmektedirler. Bir markaya sahipseniz, kendinize ve çevrenizdekilere satışı nasıl arttırabiliriz diye soruyorsunuz bir çok insanın aklına gelen ilk şey ise sosyal medyada ki mecmualardan facebook ve diğer kanallardır. Sosyal Medayayı gerçeği bilinmekte fakat nasıl kullanıldığı bilinmemektedir ülkemiz de.

    Dediğin gibi birisi çıkar hadi facebook sayfası kuralım herkes likelasın içerik paylaşalım iyide müşteri ne yapsın kuru içerikli sayfayı kendisini cezbedecek ne var orada. Elimizde bir kupa var üzerine resim basıyorlar diyelim bu işi yapan kişinin facebook sayfası var sürekli yaptığı kupaların fotoğraflarını çekip koyuyor. Peki bu sayfa bir süre sonra gereksiz bilgi içeren cezbedici özelliği olmayan bir sayfa haline gelmez mi. Kullanacı bilgiyi alıp işleyebileceği ve tekrardan sunacağı bir sayfayı daha çok kullandığı ortadır. Moda blogları neden takip ediliyor üzerinde nasıl duracağını merak ettikleri için ürünü görücek hakkında ki yorumu okuyucak ve gidip ürünü alıcak ardından kendisin de bu ürünün bıraktığı etkiyi yazacak işte bu asıl kullanışlı sayfadır. Ama ülkemizde dediğin gibi milyonlarca kişi sayfamızı takip etsin ama sadece takip etsin. İki ürün fotoğrafı ve sayfayı bırak.
    Şirket Sahibi sorduğun da ise milyonlarca takipcimiz var facebook üzerin de bu ürünü oradan paylaşacağım der işin başında ki kişi. Patron da bakar Facebook sayfasına aa evet milyonlarca kişi takip ediyor ve burada da paylaşılmış. Bu işi sunan çakal da biliyor ya ölçülemediğini yaptım mı yaptım der ve ürün kendi değeri ile müşteriler tarafından satın alınır.

    Peki ölçülemeyen bir değeri nasıl öldürebiliriz. İmkansız önce bir ölçümünü başaralım sonra öldürelim. İsviçrede ki Obermutten köyünün ölçülebilen bir değeri var köye gelen turist sayısı. Eğer ülkemiz de doğru ajanslarla çalışılırsa marka veya ürün ölçülebilir değerler alacaktır. Buna inanıyorum.

    İnandığım bir şey varsa sosyal medaya da altın çağ, evet yanlışlar da bu altın çağın habercisi şuan. O yapılan yanlışlar sayesinde markalar bu işe girerken doğru kişilerle çalışmak istemektedirler. Benim markama değer katacak ajans daha önce ne proje den dönüşler nasıldı? Markama ne değer katıcak? Markama maddi yükümlülüğü ne olacak. Pazarlama stratejimi sosyal medyadan sonra nasıl şekillendirmeliyim. Sosyal medyadan sonra satın alımlarımı nasıl şekillendirmeliyim. Bunlar yeni gelen nesille hesaplanan tablolar.

    Sosyal medayanın en güzel tarafı da belki de Hz.Google ödenen paraların gözle görülür şekilde azalmasıdır. Sosyal medya google bu paraları arttırdıkça canlanacaktır bana göre google bir marka sahibi gözüyle baktığımız da para vermek bizim canımızı sıkıyor sosyal medya sayesin de ise bu verdiğimiz para şekil kazanmakta. Google da ürün arıyan kişi zaten kuru bilgiye ulaşabileceğini bilir araştırır ve sonunda canlı bilgilerin içerisinde olduğu bir yer bulur ve orası ise o ürünün sosyal medya sayfasıdır. Hz. Google ne kadar para para desede sosyal medya kadar büyüyemeyecektir. Sosyal medya sayesinde paramızı ve markamızı daha iyi değerlendirebileceğimiz gerçeği ve planlamalarımızı buna göre yapmaya devam ediyoruz.

    Yarın yeni bir gün olacak ve Türkiye de öldüğünü düşündüğün sosyal medya yeniden canlanacak ve senin elinden cıkacak bu iş. Örnek olarak gelecek kuşaklar doğru karar mekanızmasının ve sosyal medya içeriğinin önemini sayende tadabilecekler.

    Sektörde ki başarılarınızın devamının geleceğine inanıyorum. İyi çalışmalar.

  • Çiğdem Özkan January 23, 2012

    Aslında yazı pek çok şeyi ti ye alıp, biraz da teşbih ile insanları uyandırmayı hedefliyordu. Sosyal medya elbette ölmedi.Nasıl ölür? Ama sosyal medya ölmedi, yeni başlıyor deseydim hiç kimse bu yazı üzerinde düşünmezdi. Alışmadıkları, duymadıkları ve yanlış olan bir cümleyi kullanırsam algıları açardım..ki başarılı oldum sanırım…

    Biz, hizmet veren taraf olarak biraz sabretmemiz gerekiyor sanırım…Bıkmadan anlatmak, bıkmadan öğrenmek gerek… Bir gün gerçekten bir avuç kişi kalıcaz ve işte o zaman ben “sosyal medya yaşıyor” diye bir yazı yazıcam…

    Sevgiler… ;)

  • SonradanBilme January 23, 2012

    Bir avuç elit insan kalacak diyelim biz şuna sektör büyüyecek ve sektörde ki belirli firmalar sivrilecek ve altta var olmaya devam edecek sosyal medya yönetim şirketleri olacak. Elit insanların tepesinde de seni görmek hiç şaşırtıcı olmayacak. İyi haftalar.

  • gozde January 23, 2012

    sosyal medya öldü, yaşasın sosyal medya!

    ağzınıza sağlık… <3

  • ibrahim ortac January 23, 2012

    sosyal medya işportacı dükkanına döndüğü gün öldü. önce insanlar başladı şunu bi like lermisin demeye ardından firmalar, kurumlar bu aleme ilgi gösterdi. kocaman bir bitpazarı, kocaman bir salı pazarı… hile hurda ile istemediğin kadar takipçi. selam verenin bile derdi sana birşeyleri beğendirip, birşeyler kazanmak… cık… başka bir platform gerekiyor belki de…

  • Hasan Ali Bilisik February 6, 2012

    Merhabalar

    Ben de yazinizda farkindalik olusturdugunuz icin butun yazinizi okudum. Konuyla Ilgili bir bolumde Universite lisans ogrencisiyim. Ileride bu alanda kariyer hedefliyorum fakat aklimda bir takim soru isaretleri var bu soru isaretleri de sizin yazinizda belirttiginiz Turkiyede Sosyal Medyanin sorunlariyla birebir. Maalesef soyle bir gercek var ki kulaktan duyma bilgilerle toplum olarak birseyler bildigimizi zannediyoruz. Arastirmiyoruz ve hazira konmaya calisiyoruz.

    Turkiyede Sosyal Medya isini buyuk oranla Egitimsiz bir iki bildikleriyle bir seyler yapmaya calisanlar tarafindan yapildigini dusunuyorum. Bu sektorun de ciddi bir sektor oldugunu dusunuyorum bu sekilde egitimsiz kisilere mahal verilmemelidir. Bu sekilde giderse Turkiyede Sosyal Medyanin bir coplukten farkinin olmayacagini dusunuyorum.

    Saygilar

Get a GravatarLeave a Reply

Name: « Required

Email Address: « Required

Website URL: « Optional

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Q’IN FAN
Q’in
Q’in
Broken Wings
CigdemOzkan on Twitter