Önce buz gibi oldu vücudum… Canımın yanmasını hiç hissetmiyordum. Ağzıma bulaşan kanın tadı nasıldı hala hatırlamıyorum! Ölümle yaşam arasında bir yol varmış. Volta atıyorum. Kendimde miyim? Bilmiyorum… Karanlık ve ben korkmuyorum!!!
Taşlar serinletiyor bedenimi ben sadece ailemin üşüyüp üşümediğini merak ediyorum…Donuyorum!!!
Sesler geliyor dışarıdan sanki yer yarılmış yerin dibindeyim. Tıpkı her utandığımda olmak istediğim yerde…Burada olmak istemiyorum…
Dışarısı kıyamet, dışarısı felaket, dışarısı kan…Arkadaşlarım ceset…
Bir daha hiç gülemem sandım. Güldüm…
Sevemem sandım…Sevdim…
Unutamam dedim…Unutamadım….
Bu gece ölücem ben yine. Saat tam 3:02′de… Bu sefer ağzımdaki kan tadını hissedicem…Unutmamak için…Unutturmamak için…
Böyle bir şehirden çıktım ben yalın ayak…Bu şehirde bıraktım 18 yılımı..Kaçtım…Arkadaşlarım bu şehirde ceset…kalbim bu şehirde ceset…Geçmişim bu şehirde hala enkaz altında…
Ben?
….














Proudly powered by
kolundan çekerek göçüğün altından aldığım adam çocukluk arkadaşımdı…