Filed under: Featured, Google, Sosyal Medya

RIP Google Plus

Posted by Share

Google Plus fikrinin ilk akıllara düşmesi, hedef kitle, amaç rekabet koşulları ve rakipler, fizibilite çalışmaları gibi her adımın anlatıldığı bir yazı dizisi yayınlansa ilk okuyacaklardan biriyimdir herhalde. Tam bir serüven, tam bir güç çatışması, büyük markaların sosyal patformlardaki imtihanı. Heyecan, komplo ve zeka dolu bir serüven :)

Tamam biraz abarttım ama haksız sayılmam.

Konuya Google Plus’ın ilk zamanlarından başlayarak girmek istiyorum. Endişe edecek bir durum yok, uzun bir yazı olmayacak.

Google’ın, yeni sosyal paylaşım platformunu Haziran’da piyasaya sürmesinin hemen ardından, birçok firma bu serviste ‘marka profilleri’ oluşturmaya başladı. Google+ zor günler geçirse de, ’un güvenilir bir alternatifi olarak adlandırdı ve en baştan itibaren Google+’ın içinde olmak, firmalar için anlamlı oldu. altın  çağındaydı,Google yeni ürünü ile iddialıydı ve ticaret artık sosyal ağların içindeydi.Yani tüm şartlar olması gerektiği gibi hazır.

Ancak her şey Google’ın planladığı gibi gitmedi. Beklenmedik  gelişmeler karşısında ne yapacağını şaşırdı. Bir ürün yöneticisi, firmaları Google+ sayfası oluşturmaktan vazgeçirecek bir mesaj yayınladı ve firmaların sayfalarını kapandı. Bu olay, Google’ın, Facebook’un yerini alma konusundaki çabalarının yolunu tıkadı;

Google+’ta yapılacak hiçbir şey yoktu!

Bu hafta nihayet Google ‘marka sayfalarını’ piyasaya sürdü. Google, bu ağın ilk piyasaya çıktığı aylarda 40 milyon kullanıcıya ulaşması ile övünmekte, bunun da, Google+’ı, zamanın en hızlı yayılan sosyal ağı yaptığını öne sürmekteydi. Ama Google’ın, arama yapan herkesi Google+’a yönlendirme ve Google’da oturum açan herkese, sayfanın en üstünde Google+ araç çubuğunu gösterme gibi -spam-yöntemlerini göz önünde bulundurursak asıl şaşırtıcı olan bu kadar kullanıcıya ulaşılmaması olurdu.

Asıl başarıyı insanların Google+’a katıldıktan sonra ne yaptıkları ile ölçeceklerdi. Sonuç, hüsran…Hareket yok…

Trafik analizlerine göre, Google+’ın trafiği, ilk zamanlarına göre dik bir şekilde düşüşe geçti. Hatta öyle bir durum var ki sitenin kendi yöneticileri bile siteden sıkılmış sanki. İlk zamanlarda yaptıkları birkaç gönderiden sonra, kurucu ortaklarda Larry Page ve Sergey Brin bile, sadece bloglarda yokluklarından bahsedildiğinde bir iki gönderi yapmaya başladı. Google’ın eski CEO’su ve yönetim kurulu başkanı Eric Schmidt ilk gönderisini Steve Jobs öldüğünde yayınladı. Yani 3 ay sonra…
Hatırlayın; Google+ ilk çıktığında göze çarpan özelliklerinden biri, arkadaşlarınızı farklı ‘çevreler’ ile gruplandırabiliyor olmanızdı. Bu özellik, akla, farklı gruplara mesaj göndermek gibi fonksiyonları getirse de aslında sadece bir kategorilendirme olarak kaldı ki Facebook da zaten bunu kısa zamanda kendine uyarladı. Google+, kendini rakiplerinden ayıramadı.
Her ne olursa olsun, sitenin böyle hazin bir duruma düşmesi şaşırtıcı. Google yeni özellikler eklemeyi sürdürmekte kararlı görünse de, Google+’ın bir hayalet şehre dönüşmesini engelleyebilecek fazla bir yol yok. Google bunu göremiyor olabilir ama dışarıdan bakınca açıkça görünüyor ki G+ can çekişiyor.
Google’ın hatası neydi?

Şirkeler marka profilleri oluşturmak için uğraşırken veya kullanıcılar takma adlarla sayfa açmaya çalışırken (bu sayfalar da kapatılmıştır), Google’ın, kullanıcıların isteklerini yerine getirmesi ve bu sayfaları barındırması gerekirdi. Eğer yaz döneminde marka profilleri için hazır değilse, Google+’ı piyasaya sürmek için de hazır olmayı beklemeliydi. İnsanların her gün siteye gelmelerini sağlamakta başarısız olan Google+ için insanlarda oluşan ilk izlenim olumsuz oldu. Sosyal ağ işinde de ilk izlenimin kötü olması, başarısızlığı getiriyor.
Burada adil olmayan cümleler kurduğumu düşünüyor olabilirsiniz. Facebookun’da bu noktaya gelmesi uzun zaman aldı diye sesinizi yükseltebilirsiniz. Haklısınız.Ama zaten olay da bu; Facebook gibi bir devin yerini almak, adil olmayan bir savaştır. Google, sosyal ağ yaratmayı, adım adım ilerleyebileceği, az ile başlayıp sonradan geliştirebileceği diğer yazılımlar gibi düşündüğü sürece kaybetmeye mahkum. Çünkü sosyal ağlar çok hızlı gelişiyor.

Önce piyasaya sürüp sonra tasarlama stratejisi geçmişte Google’ın fazlasıyla işine yaramıştır. Mesela Gmail ilk piyasaya çıktığında Microsoft Outlook’un özellikleri ile örtüşmüyordu; silme butonu bile yoktu. Ama sahip olduğu özellikler (geniş kapasite ve hızlı arama), insanları, o en iyi e-mail programı olana kadar ona sadık kalmaya zorlamıştır. Aynı şekilde Chrome da birçok eksikliğine rağmen hızı ile insanları kendine bağlamıştır.

Ama sosyal ağ bir ürün değildir, bir mekandır. Bir bar veya kulüp gibi onun da başarılı olabilmek için bir kritik kitleye ihtiyacı vardır-çok insan daha çok insanı çekecektir. Google’ın, bu servisi ilk piyasa sürerken, Facebook’un tüm özelliklerine sahip olması olanaklı değildi; ama bu açıklığı kapatabilmek için, kullanıcıların siteyi daha özgürce deneyimlemesine izin vermeliydi. Bu serbest yaklaşım, son birkaç yılda Facebook’un karşısında durmayı başaran ’ın nasıl böyle büyüdüğünün de cevabıdır. kullanıcıları başkalarının tweetlerini taklit ederken veya birbirlerine cevap yazmanın yollarını bulurken, sistem onları durdurmamıştır; onların davranışlarını benimsemiş ve yaratıcılığını geliştirmiştir. Bu tutum ile , kullanıcıların iyi ağırlandığı bir yer olmuştur ve aksaklıklar olsa da kullanıcılar mekanı terk etmemiştir. Google+ ise o ilk üye akınını kalıcı bir kitleye dönüştürememiştir. Bu yüzden de şu an bu başarısızlığa kendi kendini mahkum etmiştir.

Related Articles
Leave a Comment »2 Comments
  • anindayorum November 12, 2011

    Google+ hakkaten beta geldi beta gidecek gibi…

  • Hazal alyagut November 15, 2011

    acikcasi ben de firmalarin sayfalarinin engellenmesinin buyuk bi kayip oldugunu dusunuyorum fakat olaya farkli acilardan bakmamiz lazim diyorum.
    1.si Facebooku gun icersinde daha cok kontrol etmemizin nedeni daha cok arkadasimizin orda olmasi yani basitce peer pressure. Soyle dusunun bi parti ama partide kimseyi tanimiyorsun..
    2. Bence google plus i sadece sosyal network facebookla cArpisiyor bak iste kaybetti seklinde gormek cok buyuk hata. Google + basta kendini oyle konumlandirsa da suan fark etmmissinizdir sadece hali hazrda google kullanicilarina bi user experience yaratmayi hedefliyor. Mesela google plus skype ile de yarisiyor biacidan ucretsiz toplu goruntulu konusmayi getirererek. Ama benim inandigim google plusun cikma temeli altinda tamamen alternatif reklam geliri yaratmak vardi ki bence cok kisa bi sure sonra bunu gorecegiz. Aslinda bu konu hakkinda daha uzun konusmak isterim. Cuma gunu ozyegin universitesinde konusmanizda bulunmaya calisacagim saygilar..

Get a GravatarLeave a Reply

Name: « Required

Email Address: « Required

Website URL: « Optional

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Q’IN FAN
Q’in
Q’in
Broken Wings
CigdemOzkan on Twitter